Ders Notları Weblog

Just another WordPress.com weblog

İnsan ve Kaderi Konusuna Giriş

leave a comment »


İrademiz bizi bütün varlıklar arasında eşi ve benzeri bulunmayan istisnai bir mevkiye yükseltiyor.Dikkat ve düşüncemizin yöneldiği her şeyi ama herşeyi yeteneklerimizin ve imkanların el verdiği ölçüde gerçekleştirebilme ayrıcalığına sahibiz.Verdiğimiz kararlar ister toplum vicdanın da kabul gören iyi,doğru ve yararlı sonuçlar koysun ortaya isterse beraberinde yıkım ve felaket getirsin her şekilde bunları gerçekleştirebilecek irade gücüne sahibiz fıtraten.Başka hiçbir canlıda bu şekilde bir yaratılış özelliğinin bulunmadığını biliyoruz.Gerçi kimi canlılarda insanı hayrete düşüren harikulade davranış şekilleri görmüyor değiliz ama bunların özgür bir irade ile yapılan iş ve eylemler olmadığının da farkındayız. Yaratılışlarına kazandırılan bir nitelik olarak refleks ve içgüdüsel tepkiler şeklinde tezahür eden bu tür eylemlerin ahlaki anlamda bir değerinin olması söz konusu değildir.Düşünsenize bir, arı yaratıldığı andan itibaren hep aynı şekilde örmekte kovanını, ya da göçmen kuşlar aynı şekilde yön tespiti yapmakta. Bu döngünün dışına çıkarak kendilerini geliştirebildiklerini görmüyoruz hiç. Kendi fıtratlarına yazılan her ne ise hep bunun gereği olan iş ve eylemleri yapmaktalar.İnsan ise akıl ve iradesinin dışında kalan organik yönü ile diğer canlılarda olduğu gibi yine böylesi bir mekanik işleyişe mahkum.Onun biyolojisi kendisi için mukadder olan yazgısı doğrultusunda işleyişini sürdürmekte.Alıp verdiği nefeslerde,iç organlarının işleyişinde yada fiziki ve ruhsal yeteneklerinin şekillenmesi üzerinde hep etken olan genetik bileşiminin oluşumu yukarıda bahsini ettiğim kendi insiyatifinin dışında gerçekleşmektedir.Zorunlu olana boyun eğişte bu noktada insan ile diğer varlıklar arasında her hangi bir fark kalmamaktadır.Yaşamak için biyolojimizin gereği olan eylemleri gerçekleştirmeliyiz. Yeme,içme,beslenme,barınma gibi temel ihtiyaçların karşılanması için çalışmak zorundayız.İşte insan olarak davranışlarımızın keyfiyeti bu nokta da kendisini göstermeye başlıyor. Bu temel dürtülerin karşılanmasında kendimiz dışındaki canlılardan hangi oranda farklılaşabiliyor ve insana yakışır evsaf ve nitelikleri ne kadar hayata geçirebiliyoruz? Buradaki önceliklerimiz neler olmalıdır? Varlıklar dünyasında yaratılışı gereği irade gücünden tamamen mahrum bırakılmış canlılar gibi kendi egomuzun tatmin edilmesine yönelerek biyolojik ihtiyaçlarımızla sınırlandırılmış bir algılama düzeyi ile yetinmeli miyiz yoksa vücut kalıplarını aşan, muhakeme ve idrak yeteneklerini yalnızca beş duyu organıyla sınırlandırmayan, yapı taşı hiçbir maddi varlığa benzemeyen ruhsal yeteneklerimizin peşi sıra mücerret,sınırsız ve sonsuz olan bilginin ardından koşarak insan olmaya bir tanımlama getirerek bir fark mı koymalıyız ortaya? Buradaki dengeler çok hassas.Biraz ondan biraz bundan alınanlarla var olabiliyoruz.

 

Written by Sarı Sayfalar

October 18, 2008 at 9:59 pm

Posted in Religion

Tagged with

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: