<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Ders Notları Weblog</title>
	<atom:link href="http://hadrianapolis.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hadrianapolis.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Nov 2011 17:57:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='hadrianapolis.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Ders Notları Weblog</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://hadrianapolis.wordpress.com/osd.xml" title="Ders Notları Weblog" />
	<atom:link rel='hub' href='http://hadrianapolis.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Friedemann&#8217;ın Kamburunda, Thomas Mann</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/11/01/friedemannin-kamburunda-thomas-mann/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/11/01/friedemannin-kamburunda-thomas-mann/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2011 17:57:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Friedemann]]></category>
		<category><![CDATA[Novel]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Mann]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=1060</guid>
		<description><![CDATA[" Edebiyat aracılığıyla esenliğe kavuşturulmasına karşın, yaşam, yaşama günahını işler durur sürekli, çünkü her eylem us gözünde bir günahtır."  Lisaweta Iwanowna'ya açıldığı anlardan birinde söylemiştir,Tonio Kröger.
Tuhaftır Thomas Mann kahramanları, pek konuşmazlar. Novellerinde yaşam susmuşken bunu elbette yadırgamayız. Yakınmazlar ama. Yorgunlukları, tekdüze bir yaşamda dindirilebilecek sancıları vardır. Örneğin sarımsı loşlukta masada oturan Bay Spinell'e bakalım. Eğiktir başı. Cevap alamadığı mektuplardan birini yazarken görürüz. Ya da Johannes Friedemann tiplemesine. İronik dilin ustalığıyla yerden yere vurulmuştur. Sık sık kapandığı bürosunda hikaye ve şiir kitapları okur, kemanıyla oyalanır. Öne kavisli çarpık göğsüne rağmen keman çalmayı öğrenebilmiştir.  
<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1060&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>&#8221; Edebiyat aracılığıyla esenliğe kavuşturulmasına karşın, yaşam, yaşama günahını işler durur sürekli, çünkü her eylem us gözünde bir günahtır.&#8221;  Lisaweta Iwanowna&#8217;ya açıldığı anlardan birinde söylemiştir,Tonio Kröger.</div>
<div>Tuhaftır Thomas Mann kahramanları, pek konuşmazlar. Novellerinde yaşam susmuşken bunu elbette yadırgamayız. Yakınmazlar ama. Yorgunlukları, tekdüze bir yaşamda dindirilebilecek sancıları vardır. Örneğin sarımsı loşlukta masada oturan Bay Spinell&#8217;e bakalım. Eğiktir başı. Cevap alamadığı mektuplardan birini yazarken görürüz. Ya da Johannes Friedemann tiplemesine. İronik dilin ustalığıyla yerden yere vurulmuştur. Sık sık kapandığı bürosunda hikaye ve şiir kitapları okur, kemanıyla oyalanır. Öne kavisli çarpık göğsüne rağmen keman çalmayı öğrenebilmiştir.  </div>
<div>Öykü küçük bir kaza ile başlar. Annesi kızlarıyla çıktığı gezintiden dönünce bir aylık Friedemann&#8217; ı kundaklandığı masanın dibinde tortop yatarken bulur. Hizmetçi kadın, sarhoş, bebeğin başında öylece bakınıyordur. Alkol bağımlılığı ile açıklanır vurdumduymazlık. Sorumlu aranmaz. Anne öncesinde kadını uyarmıştır çünkü. Normal yaşamından  soyutlanmış gibidir Friedemann. Onu tüm çıplaklığıyla görürüz. Yazarı için saplanıp kaldığı derinlikten kıymık gibi çekip alınacak sancıdır sanki. Okur okumaz, yaşama tutunmaya çalışan güçlü bir örnek olarak ayırdım onu. Onca olumsuzluğu bu sıska bedene reva gördüğü için, elbette yazarına içerleyerek. Yazar, talihsizliği cezalandırmak kastı taşırsa hiç şaşırmam. Lisaweta’ya söylenmiş şu sözler bu amaca dönük gibidir;</div>
<div>“ …bu iş için daha baştan seçilmiş ve lanet halkası boynuna geçirilmiş bir sanatçıyı, biraz bakmasını bilen kimse öteki insanların arasından hemen bulup çıkarır.”  ( * )</div>
<div> </div>
<div> İyi ki şans eseri önce, Faulkner’in Ses ve Öfke’sine bakmışım.Faulkner’in yerini tutar mıydı Thomas Mann? Örneğin, vücut dilinde sırnaşan dişiliği sessiz öfke ataklarına dönüşen Quentin, dayısı Jason’u cezalandırmak isterken Küçük Friedemann kişilerine ne kadar benzemekte? Kuralcılığın ardına gizlediği gerçek yüzüyle barışık yaşayan Jason’la Thomas Mann kahramanları baş edebilecek midir? Aslında daha çok Faulkner üzerinden Thomas Mann’ı arıyorum, izleklerini.</div>
<div> </div>
<div id="yui_3_2_0_16_1131660890125159">Ama itiraf etmeliyim çok fazla betimlemesi var. Okurken nasıl sıkıyor. Ağır mobilya ve onca eşya üzerinden yürüttüğü güç gösterisi, ayırmak zorunda kalacağım kavgaları hatırlatıyor bana. Bir de  öykü mantığına aykırı düşecek sorgulamaları olmasa.</div>
<div> </div>
<div>Thomas Mann hemen boğmak istemez kahramanlarını. Haz düşkünü olarak yüzleştirdiği yaşam başkalarına karşı cömertken onlardan esirger kendini. Kırgındırlar doğal olarak ve gücenmiş. Sahip olma tutkusu ne denli güçlüdür, şaşarsınız. Friedemann üzerinden düşünürüm de, yaşamı duyumsamaya engel fiziki ya da başkaca  kusurlar bulunmasaydı  insanlarla alıp verilemeyecek ne kalırdı geride?</div>
<div> </div>
<div id="yiv240981534yui_3_2_0_17_113272419510968">Her öyküde ya iflas etmiş yada hastalıkla boğuşan bir tüccar mutlaka bulunur. Sonra, bir bahçe. İçinde yıkılmaya yüz tutan ev ve havuzu. Yazar açıkyüreklilikle çağırsa gerek. Kendini esirgemiyor bizden. Evet evet, içtenlik çok büyük bir özveri aslında. Dikkat kesildim okuyacaklarıma. Sanırım T.Mann novellerinde otobiyografisini yazdı.</div>
<div> </div>
<div>Yaşam ve akıl arasında denge olduğu sürece edebiyat bizi esenliğe götürmez mi?   Yaşamla arasında ki mesafeden dolayı yazar ince beğeniler edinir. Başkaları için belki tuhaf ama sanat ve edebiyat için gerekli olan. Spinell karakteri işte böyle biridir. Bayan Klöterjahn’la diyaloğu bu tuhaflığı ne güzel anlatır;</div>
<div>“ Siz güzel kadınlara böyle mi bakarsınız, Bay Spinell?”</div>
<div id="yiv240981534yui_3_2_0_14_131962539410999">“ Evet, hanımefendi ! Gözlerimi dikip onların yüzüne kaba ve gerçeğe susamış biri gibi bakmaktan ve kendileriyle ilgili olarak hatalı gerçek bir izlenim edinmekten daha iyidir böylesi..”   (* )</div>
<div> </div>
</div>
<div>
<div id="yui_3_2_0_16_1131660890125168">(*) Alıntı ve diyalog ; Kamuran Şipel, Seçme Öyküler.</div>
<div> </div>
<div>Aydın AKDENİZ</div>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/1060/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/1060/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1060&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/11/01/friedemannin-kamburunda-thomas-mann/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kömür Karası</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/08/25/komur-karasi/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/08/25/komur-karasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 15:01:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[çil]]></category>
		<category><![CDATA[ütü]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç akışı]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=1018</guid>
		<description><![CDATA[Adımları hızlanırken, nedir çilesi şu kadının diye düşündü. İlle de ütülü olacakmış giysileri. Ütüye kömür doldururken solgun parmakları sımsıkı kavrardı kırık ahşap sapı. Nasırlaşan avuçları bazı geceler yüzüne kapanırdı. Evden uzakta koca iki yıl. Neler değişmişti yokluğunda kim bilir!  

Topuk sesleri zeminde yankı bulurken vızıltılar bahçenin her yanında. Başının üstünde uçuşan saydam kanatlar göğün maviliğinde kararan beneklere dönüşerek vızıldıyordu. Çilleri vardı yüzünde, yanaklarına kümelenmiş küçücük, sarı sarı. İp atlarken “ çilli kız” diye takılmışlardı da aynaya bakmıştı.  
<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1018&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2011/08/608-02090650w.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1019" title="608-02090650" src="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2011/08/608-02090650w.jpg?w=225&#038;h=300" alt="" width="225" height="300" /></a>Adımları hızlanırken, nedir çilesi şu kadının diye düşündü. İlle de ütülü olacakmış giysileri. Ütüye kömür doldururken solgun parmakları sımsıkı kavrardı kırık ahşap sapı. Nasırlaşan avuçları bazı geceler yüzüne kapanırdı. Evden uzakta koca iki yıl. Neler değişmişti yokluğunda kim bilir! Topuk sesleri zeminde yankı bulurken vızıltılar bahçenin her yanında. Başının üstünde uçuşan saydam kanatlar göğün maviliğinde kararan beneklere dönüşerek vızıldıyordu. Çilleri vardı yüzünde, yanaklarına kümelenmiş küçücük, sarı sarı. İp atlarken “ çilli kız” diye takılmışlardı da aynaya bakmıştı. Açık pencereden parlak zemine süzülen yeşil gölgelerin izin verdiği ölçüde sayardı bu benekleri. On sekiz, on dokuz, yirmi. Öteye gidemezdi ama. Yapraklarla kararırdı her şey. Gözlerine sancılar girerdi. “ Ne dikiliyorsun saatlerce orada!” Olmuş muydu gerçekten o kadar! Beneklerini, üstelik yalnızca bir kısmını sayabilmişken işittiği şeye de bak. Fırlardı hemen sokağa. Şarkılar söyleyen iki kolun havada çizdiği dairelere yakalanmamak için zıplamaktaydı. Şehrin kenar mahallesindeki çatılar da ısınırdı güneşten. Göz kamaştıran beyazlık ufukta tepenin ardına kayarken, sokakta izlerdi günü. Ve sokaktakiler. Örneğin Ayşe Hanım. Yıllardır yanmazdı ışıkları. Evi ha çöktü ha çökecek. Kalabalıkmış o vakit cenazesi. Öyküsü bile yazılmış. “ İnanma, palavracının tekidir o muhtar.” Demişti komşuya babası. Yalnızca palavracı mı, mirasçılarından yarı fiyatına almışmış viraneliği. Konduruvermişti üç katı. Üst üste üç ev. Nasıl görünürdü ki oradan sokak? &#8211; Gitmeyeceksin bir daha oraya &#8211; Sana ne! İstediğim yere giderim. &#8211; Söylerim bak, ama anneme. &#8211; Söyleee. İnanmaz ki sana. Ayrılmazdı peşlerinden. Üç yıl önce ip atlayan kızların yanında. Şimdi de çarşıya pazara giderken bir gölge gibi her yerde. Eline sıkıştırılan “üç beş kuruşla da” yetinmiyor üstelik. Kızlardan biri çıkışmıştı ona, “ Git buradan sünepe! Hadi o, üvey kardeşin anladık. Ya biz neyin oluyoruz.” Yasaktı evde o kelime. Herkes sus pus. Sokakta yalpalayan adımlarını alkol kokusu izlerdi. “ Saçımı süpürge yaptım sana, ” diye başlayan sitemi, duvarlara çarpan bir şeylerle kesilirdi. İri, soğuk buz parçalarını alırdı o da ağzına. “ Öhhö, öhhööö. yeme şunları be kızım!” Ama o, bu kez tütün kokuları arasında “Ağlama Mustafa’m yok bir şeyciğiiim, ” diye sayıklar. Anası “ dökecek biraz kurşun bulalım, getirin şu tavayı .” Sırnaşarak bir şeyler soruyor Mustafa’da. Ona “ Patlama hemen bekle de gör” diyorlar. “ Nerede o, baban olacak adam!” “ salonda uyuyor.” Bir şeyler mırıldanıyor sesler. Dalgalanan tül perde de, üşüyor o. Ay ışığında sadece iki tek çizgi. Kulakları dikilmiş tekir kedinin. Teninde bir yırtılma. Fırlıyor karanlığa Tekir. “ Tıpkı anası!” “ Sus” diyor diğeri. “ Duyacak.” Ama duyuyor. -Otur sakın kımıldama. Allah korusun koluma değerde yanarsın sonra. Mustafa, ağlamaya başlıyor yeniden.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/1018/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/1018/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1018&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/08/25/komur-karasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2011/08/608-02090650w.jpg?w=225" medium="image">
			<media:title type="html">608-02090650</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kapela</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/08/25/kapela/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/08/25/kapela/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 11:20:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Story]]></category>
		<category><![CDATA[kapela]]></category>
		<category><![CDATA[maria]]></category>
		<category><![CDATA[zippo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=1013</guid>
		<description><![CDATA[İteklemesiyle açılıyor kapı. Eve uzanan yolda ıhlamur kokusu, çok sever. Çayını değil de kendisini. Koca birer ağaç olmuşlar şimdi. Dolgun tanelerde dolaşan elleri “ Haticeee!” haykırışıyla utanıp kavrıyor valizi. Yüksek topuklar zeminde sendeleniyor. “ Patlama geliyorum.” Baş başa vermişte gelişinden habersiz çekişip duruyorlar. İnatçı iki keçi gibiler. Anası başlamasın bir kez, söyleniyor yine “ütüsüz pantolon giymezmiş şu yaşta.”<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1013&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2011/08/xlarge_shortstory.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-1014" title="xlarge_shortstory" src="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2011/08/xlarge_shortstory.jpg?w=150&#038;h=84" alt="" width="150" height="84" /></a>İteklemesiyle açılıyor kapı. Eve uzanan yolda ıhlamur kokusu, çok sever. Çayını değil de kendisini. Koca birer ağaç olmuşlar şimdi. Dolgun tanelerde dolaşan elleri “ Haticeee!” haykırışıyla utanıp kavrıyor valizi. Yüksek topuklar zeminde sendeleniyor. “ Patlama geliyorum.” Baş başa vermişte gelişinden habersiz çekişip duruyorlar. İnatçı iki keçi gibiler. Anası başlamasın bir kez, söyleniyor yine “ütüsüz pantolon giymezmiş şu yaşta.”<br />
Vızıltılar perde olup örtüyor mahremiyeti. Bahçenin her yanındalar, en çok salkımlarda. Uğuldayan saydam kanatları ile göğün maviliğine dalıyorlar. Ağaç kovuğu, bir kaya dibine ulaşana dek öylece uçacaklar.<br />
“Ağlama da söyle, neyin var? ”<br />
“Çatıda yuvaları varmış. Taş atıp kaçtılar. Dinlemediler ki beni.”<br />
“ İyi halt ettiniz. İp atlasaydınız ya, ne işiniz vardı bahçede! Sarıca arı bunlar.”<br />
Çamur sürerken gülüşmüştüler. Parmakları saçlarında gezinirken “ Zehirli olur iğnesi,” demişti. “Çıkartmak gerek.” Öldürür müydü? Belli olmazmış orası. Hepsi birden başını sarabilirmiş. Aynayı uzatarak “ bak, çilli yüzünde kocaman bir de burun”.<br />
Pankiş burunlusuydu evdekilerin. Mustafa’nın ise hiçbir şeyi. İkide bir dirseği yüzünde. Sorsa gözlerini kısıp diklenecek.<br />
Masada sırtı kapıya dönük babasının. İri kıyım gövdesiyle çardağın altına sığınmış güneşten. Elinde bıçak, önündeki kaba karpuz kabuğu doğruyor. Salya sümük koca dili uzanırdı Alacalı’nın. Başı yemlikte sütle çatlayan damarlarının sağılmasına göz yumardı. Bahçe canlanırdı o vakit.<br />
“ Hatice Abla, üç litre olsun.”<br />
“Misafir mi var?”<br />
“ Eltim hasta ona gideceğiz.”<br />
Basamaktaki mendile bırakılırdı süt paraları.Onca insan çalıntı anların keyfini sürerdi. Yolunda gitmeyen her ne varsa ağızlarda. Çoğu kaçamak yollardan. Eğlenceydi çocuk aklına.<br />
Kapasa gözlerini şimdi, “ kimim” dese. Kızım der, bağrına basar mı ?<br />
Avuçlarına sığmıyor kemikli eli. Tanıdık. Öperken “ benim” diyebiliyor, “Leyla.” Demirci körüğü gibi göğsü. Hırıltıyla inip kalkmakta. Avazı çıktığınca haykırmak istiyor. Kolları boynunda. Çillerine kirpikleri damlıyor. Öyle kayıtsız ki . Geriliyor adımları. Mavilikle arasında bulut. Ürperiyor teni, üşüyor.<br />
Dirseklere dek kıvrılmış yenleri. Durma öyle ayakta diyor. Kemerli burnunun üstünde gözleri çakmak çakmak . Bilir bakışını anasına ettiği laflardan. Sessizlik ardından tufan. Yıllar uslandırırmış adamı. Sandalyeyi çekişi, oturuşu. Sanki hareketleri daha bir ağır . Gülmüyor yüzü. Öfkeyle de bakmıyor. Uslanmasa iyiydi. İç geçiriyor soluklanarak. “ Görmeyeli nasılsınız baba?”Sıcak sıcak yapışıyor fanilası. “ Görmeyeli diyorum, iyi misiniz?” “ Çok şükür. Dolanıp duruyorum bahçede. Hatice de iyi.” Çakmağa uzanıyor eli. Rüzgar üfül üfül. Zippo. Yüzünde kocaman bir duman. Dalga dalga hareleniyor ela gözleri. “ Haticeee.” İncirin gölgesi omzuna iniyor. Kamburu… Düşündü de yoktu .<br />
Kuyulu Kahve. Topal Cemal’in. Babası girer, o çıkardı. Sağda soldaymış. Selamını kim alırsa. Üç katlı evi önce o dikti mahalleye. Köln’e çalışmaya göndermiş oğlunu. Yoksa nerdeymiş onda o yürek. Babası. Dinlemeliydi.<br />
“ Haticeee!”<br />
“ Dur seslenme, ben bakayım içeri.” İki taş basamağı atlaması gerek. Topuğunu kaptırıyor çatlağa.<br />
Penceredeydi kırmızı eşarbıyla. Hani gökkuşağı belirir yağmurun ardından. Kat kat bulut süpürülür ötelere. Yüzü öylece ışıl ışıl. Tutuyor kolundan yanındaki boşluğa çekiyor. Tahta divan gıcırtıyla inleyip sırtlıyor çöküşünü.<br />
Kolay mı onca yıldan konuşmak. Yüzüne uzanmış kulağa tekrarlaya tekrarlaya. Çantasından çıkardığı mendili uzatıyor “ Çok şükür, rahat geçti yolculuk.”<br />
“ Nerede o?” diyor, Sesi kadife yumuşaklığında. “ Gelmedi mi?” Az sonra kapı koluna uzanacak mini mini ellerin itiş kakışla içeri koşuşmasını umuyor besbelli.<br />
“ Gelemedi. Çok yoğun ya&#8230;”<br />
“ Onca yol bir başına. Zor olmadı mı? ” Tavanda ki kiriş çürümüş. Bir örümcek iplik iplik ayaklarıyla sarkıyor aşağı.<br />
“ Uçakla geldim. Öyle rahat ki.”<br />
Atkıyla paltosunu alıp çıkmıştı evden. Para istemişti yine. Çalışamadığı günlerdi. Hani borç alsa Maria’dan gidip zıkkımlanacak. Dua et sönmesin demişti. Her taraf kar tipi. Kapı pencere açık. Nasıl sönmez! Aklın başında mı senin. Başında. Sönmüyor mum inadına.<br />
“ Özlemişsindir kahvemi.” Köpüğü üzerinde buram buram kokan, özlenmez mi hiç! Kaç yıldır demliyorlar, çay gibi . Unutmuş.<br />
Elinde bez. Maria, ne çok bilir herşeyi! Kaç kez o diye çağırıldı. Şaştılar yüzüne bakarak, sordular. İşveren orada, versin cevabı. Omuz silkmişti süpürürken.<br />
Öğleden sonra, hafta sonları. O da sıra gelirse. İki büklüm kalana dek çalışırdı İtalyanlar. Bekle doğum sancısı tutsun diye. Diplomadan geçmişler dil de yok.<br />
“ Orta şekerli yaptım”.<br />
“ Kapatırım ama.”<br />
“ Kapa bakalım.”<br />
Duyulmak isteneni söylerdi anası, yakıştırdıklarını. Moruna bakar yüzlerin, alına. Tıkırtıyla kapadı. Umut tükenmezdi ki. Ama önce sabır, keyfini beklemeli telvenin.<br />
Gözlüğü yukarı iteliyor ilkin, sonra titreyen ellerini nereye koyacağını bilmezmiş gibi perdeyi aralıyor. Babasının başı beliriyor pencerenin dibinde. Su verdiği her çiçeği duymak ister gibi kulağı saksılara eğilmiş.<br />
“İçeri gelsene adam. Acelesi ne! Sularsın sonra.” Çalkalanıyor kova. Beyaz bir akıntı olup yaseminleri örtüyor.<br />
“ Mustafa’dan var mı hayır haber? ” Haber var da… Hayır? O kadarına aklı erse.<br />
“ Çoluk çocuk iyiler onlar da. ”<br />
“ Gelecekmiş dediler.” Kıyamet koparsa olur dediği.<br />
“ Ödenecek birkaç taksidi varmış. Meraklanmayın yakında düşer yola.” Gözleri ışıyor bir an. Kırışıklık artıyor, alnı kat kat derinleşiyor. Terzi ne de olsa bilir kumaşını.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/1013/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/1013/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1013&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2011/08/25/kapela/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2011/08/xlarge_shortstory.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">xlarge_shortstory</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ilık bir nefeste, İstanbul’dur solunan..</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2010/10/10/ilik-bir-nefeste-istanbul%e2%80%99dur-solunan/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2010/10/10/ilik-bir-nefeste-istanbul%e2%80%99dur-solunan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2010 13:43:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Life]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=1007</guid>
		<description><![CDATA[  Türlü, türlü oyunların vardı senin. Tren raylarının üzerine bıraktığın çiviler o tonlarca ağırlık altında ezilirdi de bunlardan kargılar ve ok uçları yapardınız. Küçükyalı’dan bindiğiniz banliyö treninin vagonları arasında koşuşturur, içeride başkalarını rahatsız etmeği göze alarak köşe kapmaca oynardınız hani. Suadiye sinemalarının gündüz matinelerinde dönemin en güzel filmlerini izlerde, dönüşte anlatılanı merakla dinleyen diğerlerine ballandıra, ballandıra keyifle aktarırdınız çocukça yaşanan tüm o anları. Taksim sinemalarının adını şimdi hatırlayamadığım en gösterişli olanlarından birinde izlediğin ve başrollerinde Charles Bronson’un oynadığı “ Beyaz Buffalo” adlı film ne unutulmaz güzellikte bir filmdi öyle. Sinemanın yukarıdan aşağıya olan eğimli iç mekânı ise nasılda büyülemişti seni hani, hatırlar mısın acaba bunu şimdi. Bostancı’dan Göztepe’ye bütün o kıyı boyunca yaya olarak gezilip dolaşılmadık hiçbir yer bırakmazdınız.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1007&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türlü,  türlü oyunların vardı senin. Tren raylarının üzerine  bıraktığın çiviler o tonlarca ağırlık altında ezilirdi de bunlardan  kargılar ve ok uçları yapardınız. Küçükyalı’dan bindiğiniz banliyö  treninin vagonları arasında koşuşturur,  içeride başkalarını rahatsız  etmeği göze alarak köşe kapmaca oynardınız hani. Suadiye sinemalarının  gündüz matinelerinde dönemin en güzel filmlerini izlerde,  dönüşte  anlatılanı merakla dinleyen diğerlerine ballandıra,  ballandıra keyifle  aktarırdınız çocukça yaşanan tüm o anları. Taksim sinemalarının adını  şimdi hatırlayamadığım en gösterişli olanlarından birinde izlediğin ve  başrollerinde Charles Bronson’un oynadığı “ Beyaz Buffalo” adlı film ne  unutulmaz güzellikte bir filmdi öyle. Sinemanın yukarıdan aşağıya olan  eğimli iç mekânı ise nasılda büyülemişti seni hani,  hatırlar mısın  acaba bunu şimdi. Bostancı’dan Göztepe’ye bütün o kıyı boyunca yaya  olarak gezilip dolaşılmadık hiçbir yer bırakmazdınız.</p>
<p>Otomatik kumar makinesini ilk kez orada görmüştün. Hazneye atılan  bozuk paranın,  düşeceği son noktaya ininceye dek çarparak iliştiği tüm  metal yüzeylerde duyulan o metalik bozuk para sesi ile heyecanlanır,   içini kazanma hırsı kaplardı. Sonra dönmeye başlayan o renga renk küçük  yuvarlak silindirlerle birlikte aynı renklilikte yanıp sönen ışıklar.  Küçük kazançların ardından başlayan kayıplar. İyice araştırılan ceplerde  bulunan yirmi beş kuruşlara bağlanan büyük umutlar. Pendik’ten Kartal’a  uzanan o güzergâhtan ise hoşlanmazdın hiç. Ama telli baba’yı nedense  çok sevmiştin. Kâğıt helvalar mıydı bunun nedeni,  o vakitler yeşili  fazla olan bakir doğası mıydı? hatırlamıyorum ama sevmiştin işte kısaca,   o yakayı. Gülhane Parkı’ndaki hayvanat bahçesinden çok istediğin o  evcil hayvanları ise satın alamamıştın bir türlü. Yine orada,  bir gözü  kırmızı diğeri yeşil olan köpek bulunamadığı için Japonya’ya sipariş  verilmişti sözde! Onun yerine uyuz görünüşlü,  tek gözü kör olan kirli  bir sarman kedi alınmıştı ya!. Zayıflıktan zavallı hayvanın kaburga  kemikleri sayılıyordu. İçerlemiştin tabii ki bu duruma. Kızmıştın  evdekilere de,  taa ki,  köpeğin yanında Avustralya’dan bir de kanguru  getirilmesi sözü karşılığı barışmıştın yeniden,  o hinoğlu hinlerle.  Nedense hiçbir zaman gelmedi oralardan,  sipariş edilen şu hayvanlar.  İlk haftalar ve aylar boyunca tüm o beklemeler nafile. Iııı,  gelmiyordu  işte! Acaba bir daha mı verilseydi şu siparişler?</p>
<p>Tommiksler,  teksaslar,  zagorlar derken,  hayvan dergilerinin o  dönemler fasikül halinde yayımlanan serilerine abone olunmuştu. Çocuk  aklıyla neydi ki acaba bu abonelik? Abonman bileti gibi bir şey ise,   sonuçta ne işime yarardı ki bu! Fakat şu arabalı vapurun en üst katından  suya atlayan ağabeyler var ya,  hayrandın vallahi onlara. Nasılda,  hiç  korkmadan dalıyorlardı suya. Her bir dalışta suda,  yüzeyden derine  kaybolmakta olan şu iki buçuk liraları balıklara kaptırmadan ağızlarında  çıkarıveriyorlardı hemencecik dışarı. Bir dalış iki buçuk liraydı demek  haa,  üstelik onca alkış,  onca pohpohlama! Ne iyi vallahi! Büyüyünce  onlar gibi mi olsaydım acaba bende. Şöööyle gererek kaslarımı metrelerce  yüksekten baş aşağı dalabilseydim denize. Üstelik ben para da  istemezdim kimsecikten. Yalnızca,  şu küçük alkışlar olsun,  yeterdi  bana. Bir de şeyy,  utanıyorum söylemekten belki ama şu karşı sitedeki  kızın kulağına şöyle hafiften bir çalan olsaydı yapacağım o dalışları!  Manzarayı düşünmek bile kıpır,  kıpır ediyor insanın içini. Birde gerçek  olsa,  ne iyi olurdu bu. Göz göze gelmekten kaçınırdım onunla.  Yüreğimin gümbürtüsü dışarıdan duyulmasın diye neler,  neler yapmazdım  ki. Ama o,  salaş bir yürüyüşle sırıtarak yanımıza geldiğinde ise  yatışırdı kendiliğinden tüm o telaş ve o kargaşa. Köşe başlarında  saklambaçlar oynar,  aramızda ebeyi yanıltmak için giysilerimizi  değiştirirdik.</p>
<p>Vakit çarçabuk geçer akşam oluverirdi birden. Balkonlardan uzanan  meraklı başlar,  yükselen ve gittikçe öfkelenen çığırtılar arasında  sokağa saldıkları çocuklarının adlarını haykırırdı. “ Esiin,  Füsuuun  nerdesiniz gıız,  körolasıca şeyleee.,  Allah belanızı vermesin,   sabahtan beri nerelerde sürtmektesiniz bakiiim siz öööle,  gelmek  bilmediniz nedense bi türlü eve! ”</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/1007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/1007/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=1007&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2010/10/10/ilik-bir-nefeste-istanbul%e2%80%99dur-solunan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İstanbul sokaklarında&#8230;</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/17/istanbul-sokaklarinda/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/17/istanbul-sokaklarinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 19:27:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Historic]]></category>
		<category><![CDATA[Urban and Life]]></category>
		<category><![CDATA[Bosphorus]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[Günümüze gelinceye dek nice uygarlıkların cazibesine metfun olduğu, uğruna evlatlarını dahi çekinmeden feda edebildiği bir istisnai güzelliktir Asitane. Şairin, bir sengine acem mülkü fedadır, dediği bir yeryüzü cennetidir o. Sihrine kapılan zarif dimağları, sınırsız ilham kaynaklarıyla besleyip sanattan mimariye, edebiyattan musikiye insanlığın görebileceği en güzide eserleri bahşeder. Asya ile Avrupa&#8217;nın geçmişten bugüne uzanan bütün gizemli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=732&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2008/11/fromtheentrancetothegoldenhorn1881.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-735" title="fromtheentrancetothegoldenhorn1881" src="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2008/11/fromtheentrancetothegoldenhorn1881.jpg?w=700" alt="fromtheentrancetothegoldenhorn1881"   /></a>Günümüze gelinceye dek nice uygarlıkların cazibesine metfun olduğu, uğruna evlatlarını dahi çekinmeden feda edebildiği bir istisnai güzelliktir Asitane.</p>
<p>Şairin, bir sengine acem mülkü fedadır, dediği bir yeryüzü cennetidir o. Sihrine kapılan zarif dimağları, sınırsız ilham kaynaklarıyla besleyip sanattan mimariye, edebiyattan musikiye insanlığın görebileceği en güzide eserleri bahşeder.</p>
<p>Asya ile Avrupa&#8217;nın geçmişten bugüne uzanan bütün gizemli sırları onun boğaza nazır koynunda mahremiyetini korumaktadır. İnci bir gerdanlık gibi masmavi sulara serpiştirilen adalar, bir yandan sevda dolu yüreklere sığınılacak birer mekan olurken öte yandan fedakarca, Kara Deniz&#8217;in kendisi gibi gözü kara ve tehditkar akıntılarına karşı şehrin huzurunu korumak istercesine kendini siper etmektedir.</p>
<p>Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı, Eyyüp Sultan&#8217;ı, Dolmabahçe Sarayı ve daha bir niceleri&#8230; Adeta yüreğimizden damıtarak ortaya koyduğumuz ve gururla işte atalarımızdan bize miras kalanlar, dediklerimiz&#8230;</p>
<p>Seher vaktinde, zamanı ve mekanı aşarak önce semaya yükselen ve oradan da bir yolunu bularak inanan yüreklerimize nakşolan sabâ makamında okunan ezanlar. Yaşlı dünyamızın bir o kadar yaşlı iki kıtasında konuşulan bütün diller, bugün de mazisine ait bir nice aşina değerler bulur bu şehirde. İşte geçmişiyle Ayasofya ve hemen karşısın da Galata Kulesi. Bu ne engin bir duruştur ki her bir köşe başında, beşeriyete ait rengâ renk tüm değerler, hoşgörünün ve zekanın sınırsız derinliklerinde mükemmel bir ahenge dönüşür.</p>
<p>Ah! İstanbul. Kaldırımlarında yürürken senin, benim gibi senin sihrine kapılan bir nice belagat ustalarının zaman ötesinden bugünlere uzanan dizelerini duyarım.</p>
<p>Ötüşen martılar, ayaklarımın dibinde yemlenen güvercinlerin kanat sesleri, tokgözlü Kapalı Çarşı esnafının kendi arasındaki sohbeti ve her şeyden çok yalı rıhtımlarında teskin olan hırçın boğazın dalgaları, bir girdap olarak çekip almakta insanı bugünden geçmişe.</p>
<p>Yerlisinin konuştuğu aksan, dildeki vurgu, diyalogdaki zarafet, güngörmüş zeki atalardan bugünlere kalan genetik miras. Musikî gibi ulvî bir yetenek, sıradan bir vakıadır konuşulan dilde.</p>
<p>Ah! İstanbul, şu diller kifayet eder mi sanırsın anlatmaya güzelliğini. Bir işvedir sendeki, görülmez peri padişahının kızında. Duyulan sonsuz bir özlemdir sana, akıp giden zamanın yanılgısında. Seni biraz olsun mümkün müdür anlamak, gördükten sonra bağrında dolaşan gözü yaşlı avâreleri.</p>
<p>Aydın AKDENİZ</p>
<p> <a href="http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=772664">http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=772664</a></p>
<p><a href="mailto:aakdeniz1965@gmail.com">aakdeniz1965@gmail.com</a></p>
<p><a href="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2008/11/images.jpg"></a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/732/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/732/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=732&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/17/istanbul-sokaklarinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hadrianapolis.files.wordpress.com/2008/11/fromtheentrancetothegoldenhorn1881.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">fromtheentrancetothegoldenhorn1881</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Adımlanan sokak kaldırımları ve düşkünlerimiz</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/17/adimlanan-sokak-kaldirimlari-ve-duskunlerimiz/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/17/adimlanan-sokak-kaldirimlari-ve-duskunlerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 18:56:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Religion]]></category>
		<category><![CDATA[Urban and Life]]></category>
		<category><![CDATA[Düşkünler]]></category>
		<category><![CDATA[Evsizler]]></category>
		<category><![CDATA[Homeless]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=728</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Farklı zamanlarda farklı mekanlarda görülür o ve diğerleri. Bazen bir cami bahçesinin duvar dibinde bazen de harap bir binanın gölgesinde. Dilenmezler. Kimseden bir beklentileri yoktur. Makus talihleriyle onlar, yaşanan zamandan büsbütün koparak iç dünyalarında uzlete çekilmiş, kendilerine yönelen kaçamak birkaç bakış, bir kaç gülüş ve yerini bulmayan, arkası gelmeyen gayri samimi ilgiler cevapsız bırakılır [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=728&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Farklı zamanlarda farklı mekanlarda görülür o ve diğerleri. Bazen bir cami bahçesinin duvar dibinde bazen de harap bir binanın gölgesinde. Dilenmezler. Kimseden bir beklentileri yoktur. Makus talihleriyle onlar, yaşanan zamandan büsbütün koparak iç dünyalarında uzlete çekilmiş, kendilerine yönelen kaçamak birkaç bakış, bir kaç gülüş ve yerini bulmayan, arkası gelmeyen gayri samimi ilgiler cevapsız bırakılır onlarca. Ya da biz duymayız, duymak istemeyiz cevaplarını.</p>
<p>Sükut ve sessizliklerinde nedense hep bir bilgelik ararım ben. Kanaatkar bulurum o insanları. Nerede ve nezaman bulunacağı belli olmayan kuru bir lokma ekmek, ayakta kalabilmek için yeterlidir onlara. İnsan sarrafı olduklarını düşünürüm; dostça yapılan ikramları çevirmemelerinden. Niteliğimizin aynası olduklarına inanırım, kendilerini gördüğümüzde verdikleri tepkilerden.</p>
<p>Talihlerini kanıksamışlardır. Belli ki mazilerinde iç açıcı olmayan bir paradoks var. Duruşlarındaki olgunluk, kimbilir kaç kez bunu sorguladıklarını gösterir. Kırgınlıkları şahıslara mı yoksa şartlara mı yöneliktir bilinmez! Ya da kırgınlık belki de onlar için unutulan, anlamını yitiren bir kavramdır.</p>
<p>Bakışlarını bir türlü yakalayamam çünkü başları hep öne eğiktir. Belki de bir tanımlama getiririm durumlarına, bir kez görebilsem o gözleri.</p>
<p>Ayıp, bizim ayıbımız mıdır? cevabı zor bir soru. Düşkünlere karşı acıma duygusunu yitirmekten Allah&#8217;ım, sen bizleri koru.</p>
<p>Aydın AKDENİZ</p>
<p><a href="http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=772664">http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=772664</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/728/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=728&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/17/adimlanan-sokak-kaldirimlari-ve-duskunlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ölçü Ve Tartılarla İlgili Ayetlerin Müslüman Bilginler Üzerindeki Etkileri</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/olcu-ve-tartilarla-ilgili-ayetlerin-musluman-bilginler-uzerindeki-etkileri/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/olcu-ve-tartilarla-ilgili-ayetlerin-musluman-bilginler-uzerindeki-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 13:28:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Religion]]></category>
		<category><![CDATA[Ölçü ve tartı aletleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=717</guid>
		<description><![CDATA[   Müslümanlar, farklı ağırlıkları ölçmede, ilmi bir değere sahip olabilecek terazilerin gelişmesinde çok çaba gösterdiler. Onların bu konudaki duyarlılıkları Kur’ân-ı Kerim’de bilhassa Mizan ( ölçü ve tartılardaki doğruluk ) ayetlerinin etkisiyle oluşmaktadır. Araf suresi 85. ayette : “ Ölçü ve tartıyı tam yapın; İnsanların eşyasını eksik vermeyin; yeryüzünü ıslahından sonra bozmayın. Eğer bana inanırsanız, şu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=717&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> Müslümanlar, farklı ağırlıkları ölçmede, ilmi bir değere sahip olabilecek terazilerin gelişmesinde çok çaba gösterdiler. Onların bu konudaki duyarlılıkları Kur’ân-ı Kerim’de bilhassa Mizan ( ölçü ve tartılardaki doğruluk ) ayetlerinin etkisiyle oluşmaktadır. Araf suresi 85. ayette : “ Ölçü ve tartıyı tam yapın; İnsanların eşyasını eksik vermeyin; yeryüzünü ıslahından sonra bozmayın. Eğer bana inanırsanız, şu söylediklerim sizin için hayırlıdır.” Buyrulmaktadır. Kâinattaki bütün sistemlerin adalet ve üzerine dayandığı, adaletsizliğin bu sistemi bozduğu, doğru dengelerim altüst edildiği yine çeşitli ayetlerle bildirilmiştir. Rahman Suresi, 7–9. ayetler de ; “ O göğü yükseltmiştir. Ölçüyü koymuştur. Ki ölçü ve adalette hududu aşmayasınız. Bir de tartıyı adaletle tutun da teraziyi noksan etmeyin.” İnsanlara Peygamber (a.s.) tarafından iletilmiş olan İlahi yolu takip etmeleri hatırlatılır.21,47. ayette ; “ Biz, Kıyamet günü için, adalet terazileri koyacağız. Artık hiç kimse, en ufak bir zulme uğramayacaktır. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir tartıya koyarız. Hesap görenler olarak da, biz kâfiyiz.”</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Kur’ân-ı Kerim’deki, ısrarlar, çağlar boyunca bütün Müslüman nesilleri, farklı şeylerin ölçüm ve tartımında standart birimler oluşturmaya ve doğru ölçümler yapmaya yöneltti. Şehir merkezlerin de Muhasipler ( sayıcı memurlar ) ,standart ölçü ve tartıların, insanlar tarafından kullanılıp kullanılmadığını denetlemek üzere görevlendirilmekteydiler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;">     Müslüman bilim adamları, çeşitli metal, mineral ve alaşımların özgül ağırlıklarını ölçmek için kullanılacak olan araçlar yapmak ve bunları geliştirmek üzerinde de yoğunlaştılar. El Bîrûni, Ebû Hatim el-Asfazanî, Ebû el-Rahman el Kazinî, Cabir ibni Hayan ve el-Neyrizî, bu konularda çalışmalar yapan Müslüman bilim adamlarına örnek olarak verilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;">Yararlanılan Kaynak ; “Encyclopaedıa Of Seerah, Sîret Ansiklopedisi” Afzalur Rahman, İnkılâp Yayınları, Şubat 1988</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">                       </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;">                   </span></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/717/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/717/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=717&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/olcu-ve-tartilarla-ilgili-ayetlerin-musluman-bilginler-uzerindeki-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Medine’yi Ve Mescidi Nebi’yi Ziyaret</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/medine%e2%80%99yi-ve-mescidi-nebi%e2%80%99yi-ziyaret/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/medine%e2%80%99yi-ve-mescidi-nebi%e2%80%99yi-ziyaret/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 13:06:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Religion]]></category>
		<category><![CDATA[Medine]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nebi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=714</guid>
		<description><![CDATA[ Medine, Hz. Muhammed için çok önemli idi. Burası, Mekkeli müşriklerin dayanılmaz baskılarından bunalan muhacirlere kucak açmış, Kur’an-ı Kerim’in pek çok suresinin nazil olduğu ve peygamberimizin, fedakârlılıkları nedeniyle aralarında yaşamayı tercih ettiği inananların bulunduğu bir şehirdi. Hz. Muhammed’in örnek toplumunun temellerinin atıldığı yerdi.Peygamberimiz burası için ; “ Evimle minberim arasındaki saha,cennet bahçelerinden bir bahçedir..” buyurmuştur.      [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=714&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>Medine, Hz. Muhammed için çok önemli idi. Burası, Mekkeli müşriklerin dayanılmaz baskılarından bunalan muhacirlere kucak açmış, Kur’an-ı Kerim’in pek çok suresinin nazil olduğu ve peygamberimizin, fedakârlılıkları nedeniyle aralarında yaşamayı tercih ettiği inananların bulunduğu bir şehirdi. Hz. Muhammed’in örnek toplumunun temellerinin atıldığı yerdi.Peygamberimiz burası için ; “ Evimle minberim arasındaki saha,cennet bahçelerinden bir bahçedir..” buyurmuştur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span>Hacılar, hac görevini tamamladıktan sonra Peygamberimizin şefaatine erişmek amacıyla O’nun hadisinde belirttiği; kabrini ziyaret edenin kendisine komşu olacağı ve kendisini sağlığında iken ziyaret etmiş gibi olacağı müjdesine ulaşabilmek ve Peygamber mescidini ziyaret etmek için Medine’ye gelirler.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span>Hacılar, Peygamberimizin kabrini ziyaret eder, Peygamber mescidinde, özellikle Ravza-i Mutahhara’da namaz kılar, Hz. Ebu Bekir, Hz.Ömer gibi güzide sahabelerin kabirlerini, Baki Mezarlığı’nı, Uhud şehitlerini, Hendek savaşının olduğu yerleri ziyaret ederler. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in Kabirleri hemen Peygamberimizin kabri arkasında sırasıyla yer almıştır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span><span style="color:red;">Mescid-i Nebi; </span>Peygamberimizin Medine’ye hicretten hemen sonra yaptırdığı “Peygamber mescidi” anlamına gelen mescittir. Bitişiğinde Peygamberimiz ve ailesinin barındığı odalar bulunmaktadır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span><span style="color:red;">Ravza-i Mutahhara; </span>Peygamber Mescidi’nde Hz. Muhammed’in kabrinin bulunduğu odadır. Kelime olarak, tertemiz çiçekli bahçe, cennet bahçesi anlamına gelmektedir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="color:red;"><span>     </span>Cennet’ül Baki;</span> Mescid-i Nebi yakınlarında, içinde Hz.Abbas, Hz. Hasan, Hz.Osman gibi Peygamberimizin akraba ve yakınlarına ait mezarların bulunduğu kabristanın ismidir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span><span style="color:red;">Mescid-i Kuba;</span> İslam tarihinin ilk mescidi olup hicret sırasında peygamberimizin konakladığı yerdir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="color:red;"><span>     </span>Mescid-i Kıbleteyn;</span> Hz. Muhammed (a.s.), Kudüs’e yönelmiş olarak namazı kılarken Kâbe’ye dönerek namaz kılması gerektiğini bildiren ayetlerin nazil olduğu mescittir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span>Hacılar, Medine’de bol bol namaz kılar, Kur’an okur, Peygamberimize salâvat getirir, kendisi, ailesi ve bütün Müslümanlar için dua ederler. Dinimizin bidat kabul ettiği davranışlardan kaçınmalıdırlar. Burada hayatlarına, dinimizin ön gördüğü şekilde yön vereceklerine dair yemin ederler.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>  </span>Yararlanılan Kaynak ; “ Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi,Kaynak Kitap, ‘Akaid,İbadet,Ahlak,Siyer’, ( Marifet Yayınları,Yaylacık Matbaası-İstanbul,1985)</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>Hazırlayan ; Aydın AKDENİZ. </span></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/714/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/714/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=714&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/medine%e2%80%99yi-ve-mescidi-nebi%e2%80%99yi-ziyaret/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Umre</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/umre/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/umre/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 13:04:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Religion]]></category>
		<category><![CDATA[Umre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=711</guid>
		<description><![CDATA[Sözlükte kast etmek, ziyaret etmek anlamlarına gelen umre, terim olarak; belli bir zamana bağlı kalmadan, şartlarına uygun olarak Kâbe’yi ziyaret etmek anlamında kullanılmaktadır. İbn-i Mace’nin hadis kitabında belirtilen şu hadiste peygamberimiz ; “ Hac farz, umre ise sünnettir.” buyurmaktadır. Umre, Hac ibadeti gibi farz değildir. Sevap kazanmak amacıyla yapılan, sünnet bir ibadettir.     Umre’nin; İhrama [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=711&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Sözlükte kast etmek, ziyaret etmek anlamlarına gelen umre, terim olarak; belli bir zamana bağlı kalmadan, şartlarına uygun olarak Kâbe’yi ziyaret etmek anlamında kullanılmaktadır. İbn-i Mace’nin hadis kitabında belirtilen şu hadiste peygamberimiz ; “ Hac farz, umre ise sünnettir.” buyurmaktadır. Umre, Hac ibadeti gibi farz değildir. Sevap kazanmak amacıyla yapılan, sünnet bir ibadettir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>   </span><span> </span>Umre’nin; İhrama girmek ve Tavaf etmek olmak üzere iki şartı vardır. Hac’da olduğu gibi önce ihrama girilir sonra umre tavafı yapılır. Bunun ardından safa ve Merve tepeleri arasında sa’y yapılır. Tıraş olunarak ihramdan çıkılır. Umre’de hac’dan farklı olarak; Arafat, Müzdelife ve Mina’da yapılan ibadetler yapılmaz. Umre; İhram, niyet, tavaf, sa’y ve tıraş olmakla yapılır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:12pt;font-family:&quot;">Hazırlayan ; Aydın AKDENİZ. </span></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/711/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=711&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/umre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bayram Namazları</title>
		<link>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/bayram-namazlari/</link>
		<comments>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/bayram-namazlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 13:02:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sarı Sayfalar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Religion]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram Namazları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hadrianapolis.wordpress.com/?p=708</guid>
		<description><![CDATA[Kılınması vacip olan bayram namazları, Ramazan ve Kurban bayramlarında olmak üzere yılda iki defa kılınır. Bayram namazları, Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günü güneş doğduktan kırk beş dakika sonra iki rekât olarak cemaat halinde kılınır. Cemaat halinde kılınması zorunludur.      Namaz için niyet edilir, imama uyulur. Tekbirden sonra subhaneke duası okunur. İmamla birlikte üç defa [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=708&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Kılınması vacip olan bayram namazları, Ramazan ve Kurban bayramlarında olmak üzere yılda iki defa kılınır. Bayram namazları, Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günü güneş doğduktan kırk beş dakika sonra iki rekât olarak cemaat halinde kılınır. Cemaat halinde kılınması zorunludur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>     </span>Namaz için niyet edilir, imama uyulur. Tekbirden sonra subhaneke duası okunur. İmamla birlikte üç defa tekbir getirilir. Her bir tekbirle eller kulak memelerine kadar kaldırılarak yana bırakılır. Üçüncü tekbirden sonra eller bağlanır ve imam yüksek sesle önce fatiha suresini ardından bir zammi sure okur. Rükû ve secdeler yapılarak ikinci rekâta kalkılır ve imam fatihayı ve kısa bir sureyi okur. Secdeye gitmeden önce yukarıda anlatıldığı şekilde üç tekbir daha alınır. Dördüncü tekbirle birlikte rükû ve secdelere gidilir. Son oturuşta Ettehiyyatü,Allahümme Salli,Allahümme Barik,Rabbena duaları okunarak selamla birlikte namaz bitirilir.Namazdan sonra imam minbere çıkarak;bayramın,birlik ve beraberliğin önemi üzerine cemaate yönelik bir hutbe okur.Yapılan dualardan sonra cemaat birbirleriyle bayramlaşır. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:12pt;font-family:&quot;">Hazırlayan; Aydın AKDENİZ.</span></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hadrianapolis.wordpress.com/708/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hadrianapolis.wordpress.com/708/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hadrianapolis.wordpress.com&amp;blog=4085914&amp;post=708&amp;subd=hadrianapolis&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hadrianapolis.wordpress.com/2008/11/08/bayram-namazlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/38905f2ddf0eabbc77aa81403c3b6d91?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Ders Notları</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
