Hadrianapolis’s Weblog

Just another WordPress.com weblog

Archive for the ‘Uncategorized’ Category

Asimetrik Körlükte, Doğu Türkistan!

without comments

Uzunca bir zamandır hemen yakınımızda, neredeyse sınır komşusu olduğumuz devletlerde yaşanan sıkıntıları gördük. İran’da, Irak’ta, eski Sovyetler Birliği’nde, Yugoslavya’da ve Almanya’da olup bitenler… şöyle bir yirmi yıl kadar gerilere gidildiğinde hiç değilse bizim gibi sıradan insanların ön göremeyeceği çapta köklü değişimler yaşandı buralarda. Almanya, doğu ile arasındaki duvarları kaldırdı önce. Ardından büyük bir ekonomik dar boğazla karşı karşıya geldi. Birleşmeyle birlikte kendisine mal edilecek faturayı ödemeye, çoktan razıydı. Yugoslavya, değişimle birlikte en kanlı çatışmalara sahne olan ülkelerden biri oldu. Gorbaçov, Sovyet tarihinde adı artık nasıl anılır? Bunu bilemem ama yaşadığımız coğrafyada bu dönüşüme imkân veren ilk liderlerden biri olmuştu vakti zamanında. Bugün, adı bile telaffuz edilmiyor. Irak, hepimizin malumu. Şimdilik omuzlarına çöreklenen Dionysos’un ağırlığından kurtarmışa benziyor yakasını. Fakat tüm bu gelişmeler dünyanın olup bitenden fazlasıyla haberdar olduğu, ilgi ve alakasını geçmişten bugüne kesintisiz bir şekilde sürdürdüğü bu coğrafya üzerinde gerçekleşmişti. Tartışılır oldu yapılanlar. Irkçı, milliyetçi değerler yükselmiş, küreselleşmeye karşı çıkılır olmuştu. Bloklaşmalar, ittifaklar, kamplaşmalar, an be an, gün ve gün komşu devletler arasında sıradan bir olguya dönüşmüştü. Dikkatlerin biraz olsun dağıtılarak gözlerden ırak yerlere yönlendirilme zamanı gelmemiş miydi acaba? Böylece, şu eski dünyanın gözü açık, yaşlı ve yorgun insanları derin bir ohh çekerek rahatlama fırsatı bulacaklardı.
Hani şu art arda dizilen domino taşları misali, fizik kurallarınca ilk hamle yapıldığında peşin sıra devrilmeye mahkum yığınlar…. Uzak doğuda ( ama dünya bir elipsoit. Olsun varsın, yaşlı ana karanın bencilliği belirleyici burada) benzer bir hamle yapıldığı takdirde, zaten geçmişten aralarında husumet ve çekişmesi olan etnik yapıya dayalı devletler düşecekler birbirlerine. En çok ta şu Kuzey Kore alacak ağzının payını. Sırtını Çin’e dayamak ne imiş görecek! Siz Çinliler, sanal parayı icat edersiniz haa! Kağıdı ,matbaayı bulduğunuz yetmedi mi size! Ucuz ticari emtia ile patent ve standartların güvenilirliğine ve tekelleşmesine meydan okumak ne imiş görürsünüz siz! Japonya, Avustralya, Malezya, Hongkok, Singapur ve diğerleri hesaplaşmak için girer sıraya vallahi. Şu Uygur meselesi bir ders olsun size!
Aklıselim nerede? Yok mu böylesi dert ve endişesi olan! Var olmasına var elbette ama sanırım henüz küresel boyutta haykıramayan cılız bir iradeden öte geçmiyor tüm varlığı!

Aydın AKDENİZ

Written by hadrianapolis

July 8, 2009 at 11:04 am

Mübarek Gün Ve Geceler

without comments

A – Üç Aylar; Hicri takvimin, Recep, Şaban ve Ramazan ayları Müslümanlar arasında üç aylar olarak bilinen aylardır. Bu aylar dinimize göre çok kutlu ve mübarek aylardır. Hz. Muhammed (a.s.) Allah’a yaptığı ibadet ve taâtını bu aylarda arttırır, kimsesiz ve yoksullara daha çok sadaka verirdi. Mübarek kandil geceleri de üç aylar içinde kutlanır. Hz. Aişe peygamberimiz için “ Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim” demiştir.

     Ramazan Ayı için peygamberimiz ; “Ramazan geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır.” Diyerek ramazan ayının yüksek faziletleri hakkında bilgi vermişlerdir. Recep ve Şaban ayları, ramazanı müjdeleyen aylardır. Bu aylarda tövbe ve istiğfarı arttırmalı, namazları kılarken daha bir titiz davranmalı, oruç tutmalı, Kur’ân okumalı ve dua etmeye çalışarak üç ayların bereketinden faydalanılmaya bakılmalıdır.

    B – Mevlid Kandili; Hz. Muhammed (A.S.) hicri takvime göre, Rebiyyulevvel ayının 12. gecesinde doğmuşlardır. Miladi takvime göre bu, 20 Nisan 571 tarihine karşılık gelir.

Mevlid-i Nebi, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in doğumu anlamına gelir. Her yıl bu tarihte, peygamberimizin kutlu doğumu münasebetiyle kutlamalar yapılır ve Süleyman Çelebi’nin yazdığı “Mevlid”, (vesiletü’n-Necat) isimli manzum eseri okunur.

     C – Regâib Kandili; Receb ayının ilk cuma gecesine rastlayan gecedir. “ Ragîbe”  sözlük olarak; kıymetli, değerli, çok lütuf ve ihsan, iyiliği bol anlamlarında kullanılır. Regâib gecesi ise; lütuf ve ihsanla dolu değeri büyük bir gece anlamına gelir. İslam büyüklerinin anlattığına göre peygamberimiz bu gece de Yüce Allah’ın pek çok manevi ikramlarına mazhar olmuş ve bu sebeple şükür için namaz kılarak dualar etmiştir. Bu gece tövbelerin kabul edildiği ve Allah’ın, kullarına ikram ve ihsanlarda bulunduğu bir gecedir.

     D – Mi’rac Kandili; Mi’rac, “ urûc” kökünden türetilen bir kavram olup, sözlükte “ yükseğe çıkmak” anlamında kullanılmaktadır. Peygamberimiz;  Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Burak isimli bir binit ile Kudüs’teki Beyt-i Makdis’e götürülmüş sonra manevi bir merdivenle gök katları kendisine açılmış, buralarda çeşitli peygamberlerle görüştükten sonra kendisine Sidretü’l Münteha ve Beyt-i Mamur gösterilmiş, daha sonra da Refref isimli bir binit ile Alla’a yaklaştırılarak ilahi sırlara mazhar olmuştur. İşte bu geceye Mi’rac Gece’si denilmektedir.Bu gece, beş vakit namazın farz kılındığı bir gecedir. Ayrıca, Allah’a şirk koşmamaları ve tevhid inancından sapmamaları halinde Müslümanlara cenneti görecekleri müjdelenmiş, Bakara suresinin son ayetleri ile İsra suresinin 22–39. ayetleri bu gece nazil olmuştur.

     E – Berat Kandili; Şaban ayının on dördünü on beşine bağlayan gecedir. Bu gece de Allah tarafından meleklere ecel ve rızklarla ilgili bilgiler verilir. Bu gece de yapılan ibadetlerin fazileti çok olmaktadır. İlahi feyz ve bereketlerle dolu olan bir gecedir. Mağfiret gecesi olup peygamberimize şefaatin tamamının verildiği bir gecedir. Bu gecenin bereketinden; büyücüler, kin duyanlar, içkide ısrarlı olanlar, ana-babaya karşı gelenler, zina etmekte ısrarlı olanlar faydalanamazlar.

     F – Kadir Gecesi; Peygamberimiz tarafından Ramazan’ın yirmisinden sonraki tek sayıyla biten gecelerde aranması önerilen Kadir gecesi, Ramazan’ın 27. gecesi olarak kabul görüp kutlanan gecedir. Kadir gecesinin tam olarak zamanının verilmemesi, ramazan gecelerinin ibadetle ihya edilmesi içindir. Kadir gecesinin özellikleri şunlardır;

* Kur’ân-ı Kerim, bu gece nazil olmaya başlamıştır.

* Bu gece içinde Kadir gecesi bulunmayan bin ay’lık ibadetten daha hayırlıdır.( 83,33 yıl)

* Hüküm gecesidir. O yıl içinde gerçekleşecek ilahi takdir meleklere açıklanır.

* Şeref ve azamet gecesi diye yorumlanmıştır.

* Bu gece yeryüzüne çok sayıda melek iner.

* Çok değerli bir gece olması nedeniyle “kadr” kelimesi tek başına bir sureye isim olmuştur. 

 

          Bu geceler de bolca ibadet etmeli, kazaya kalan namazlar varsa kaza edilmeli, kaza borcu olmayanlar nafile namaz kılmalıdırlar. Kur’ân okunmalı ya da okunan sureler dinlenmeli, bolca dua edilmeye çalışılmalı, Allah’a istiğfar edilmeli, zikr ve tefekkür ederek, Allah’a olan teslimiyet ve bağlılık pekiştirilmelidir.

 

 

        Yararlanılan Kaynak ; “ Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi, Kaynak Kitap,( Akaid-İbadet-Ahlak-Siyer)” , Marifet Yayınları, Yaylacık Matbaası, İstanbul–1985.

 

 Hazırlayan ; Aydın AKDENİZ.

aakdeniz1965@gmail.com

 

Written by hadrianapolis

November 8, 2008 at 12:22 pm

Posted in Uncategorized

Tagged with , , ,

Dear Aydin,

without comments

Let’s get right to it. With one week before Election Day, these three great members of Congress need your help right now.

Kirsten Gillibrand was one of the earliest volunteers in my first race for the Senate back in 2000 helping to organize Women for Hillary. In 2006, she unseated a Republican incumbent in upstate New York; now she faces a tough campaign in her first reelection.

Pennsylvania’s Paul Kanjorski is facing a barrage of negative attacks from Republicans desperate to win his seat. He’s a great friend who works hard on behalf of the people in his district; now he needs our help.

And Joe Sestak — also from Pennsylvania — is a retired admiral who worked in the White House during Bill’s administration. Like Kirsten, he defeated a Republican in 2006, and we need to make sure he wins his race this year so he can continue to speak out for sensible national security policies on behalf of the men and women of our armed forces.

These three friends have been on the front lines fighting for us, and with Barack Obama in the White House they can help put America back on the right path.

But they’re in three hotly contested races — races we must win if we want to keep and expand our majority in the House. Make sure Kirsten, Paul, and Joe will be back in Congress next year.

Make the difference for Kirsten, Paul, and Joe — contribute directly to their campaigns today.

After Barack Obama wins the White House, he’s going to go to Congress and ask for support for his agenda — the same agenda you and I have been working for.

Every vote he can count on in Congress will make a difference to the millions of Americans who count on us for leadership. That’s why it’s so important that we make sure great Democrats like Kirsten, Paul, and Joe keep their seats in Congress and keep fighting every day for the American dream.

The Republicans think they have a shot to win all three of these races, and they’re dumping millions of dollars into the typical GOP playbook: negative attacks, negative attacks, and more negative attacks.

If Kirsten, Paul, and Joe have the resources they need to fight back in the final seven days, I know they’ll win. It’s up to you to make sure they do.

It’s up to you — make sure Kirsten, Paul, and Joe can stand up to the Republican attack machine. Contribute now to their campaigns.

After all our hard work, we’ve almost reached our goal. With Barack Obama and Joe Biden in the White House and bigger Democratic majorities in Congress, we’re going to achieve things that didn’t seem possible just a few years ago.

I’m so proud to have had the opportunity to work with you, and I know that your friendship and support will continue to make a difference for me and for America in the years to come.

Thank you so much,

Hillary

Written by hadrianapolis

October 29, 2008 at 3:49 pm

Her Şeyin Bir Sonu Vardır

without comments

Her canlı doğar, büyür ve gelişir. Bir süre yaşadıktan sonra da ölür. Hiçbir canlı sonsuza dek yaşayamaz.

Yaşam süreleri birbirinden farklı olsa da bütün canlılar zamanı geldiğinde ölürler. Ölüm canlılar için kaçınılmaz bir sondur. Canlı varlıkların yanı sıra gezegen, yıldız gibi cansız varlıkların da yok olacakları zaman gelecektir. Kıyametle birlikte kâinatta canlı, cansız hiçbir varlık kalmayacaktır. Vakıa suresi, 60. ayette; “ Aranızda ölümü takdir eden biziz.” Buyrulmuştur. Rahman suresi, 26. ayette de; “ Yeryüzünde bulunan her şey yok olacaktır.” Buyrularak bu gerçek vurgulanmaktadır.

Ecel, ömrün bittiğ

i andır. Ecel, canlılara ne zamanından önce nede zamanından sonra gelir. Canlı için ne kadar bir ömür belirtilmişse onun bitimiyle gecikmeksizin tam zamanında gelir. Bu nedenle insan, ecelinin ne zaman geleceğini bilemeyeceği için Allah’ın emrettiği şekilde hayatını sürdürmelidir. 

 

Yararlanılan Kaynak; Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Ders Kitapları

A.AKDENİZ

Written by hadrianapolis

October 17, 2008 at 4:19 pm

Posted in Uncategorized

Tagged with

Hello world!

without comments

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Written by hadrianapolis

June 27, 2008 at 2:44 pm

Posted in Uncategorized