Hadrianapolis’s Weblog

Just another WordPress.com weblog

Archive for April 2009

Militarize olmuş “Barış” söylemlerinde, işgal sonrası bugünkü Irak

with one comment

Irak’ın işgali ile bölgede başlayan ayrışma süreci şimdi oradan çekilme planlarıyla daha da hızlandırılmaya çalışılıyor gibi. Biz, Irak sınırları içinde meydana gelen kuşatma, patlama, işkence haber ve görüntülerine odaklanmış, savaşın kaba düz mantığının ortaya koyduğu sıradan olaylar ile ilgilenirken bu arada gözlerden ustalıkla kaçırılan siyasi, iktisadi ve askeri sonuçların gelişim sürecini sanırım yeterince anlama fırsatı bulamadık. İşgal, bölge üzerinde nüfuz sahibi ya da elde ettiği ticari ilişki ve ayrıcalığı siyasi bir nüfuz potansiyeline dönüştürme gayreti içerisinde olan tüm ülke ve yönetimlere ABD’nin verdiği bir mesajdı aslında. Etnik kimliklerin birbirlerine tahammül ve anlayış yetenekleri kuşatma öncesi ve sonrasında izlenen politikalarla sürekli olarak zorlanan bölge insanı, savaşın neden olduğu yıkımlarla iyice yıpranarak bölge coğrafyasında ayrışmalara neden olabilecek dinamik yapılara dönüştürüldü. Mezhep ve dini kimliklerde unutulmamış insanlığın uzlaşı ve hoşgörü yeteneklerinin tinsel bir mahiyette kendisini geliştirebildiği bu değerler, amaçları gereği huzur ve güven ortamı oluşturacak yere temsilci konumunda kabullenilen bugünkü önderlerinin, konumun gerektirdiği donanımdan uzak oluşları nedeniyle sorumluluklarını aldıkları kitleleri bambaşka mecralara sürüklemeye hazır bulunmaları bölge istikrarı önündeki engellerden bir başkası yalnızca. Kısaca söylemek gerekirse eğer, işgalle birlikte Irak’ta olan şey; orada sadece üç beş bombanın patlaması ve buna bölge insanının karşılık verme çabasıyla sınırlı değildi. Hedef alınan, bölge istikrarı ve bunun yitirilmesi ile meydana gelecek kargaşanın, önüne çıkacak her şeyi kendisi ile birlikte sürükleyebileceği belirsizliklerdi. İşte eğer bu süreç planlanana uygun olarak akıllıca kontrol edilebilirse sıcak savaş mantığı ile alınamayan sonuçlar, belirsizlikten çekinip önünü görmek isteyen yönetimleri kolaylıkla ikna ederek barış söylemlerine itebilecekti. Kurallarını, şartlarını, dokusunu savaşı başlatanların belirlediği militarize olmuş bir kavram olarak “ barış ve huzur ortamı” ne kadar kendi sosyolojik tanımlamasına karşılık gelir orası ayrı bir tartışma konusu olsa da sonuçta bir söylem olarak savaş mağduru yorgun kitlelerin duymak isteyecekleri, kulağa hoş gelen bir slogandı.
Azerbaycan ile ilişkilerimizin, tarihi arka plandaki tüm ortak noktalara rağmen atlanarak bugünlerde kamu vicdanında açıklaması gayet zor bir içeriğe dönüşmesi, akıllara ister istemez bu oyunda bizim nerede bulunduğumuz sorusunu getirmekte!

Written by hadrianapolis

April 18, 2009 at 7:36 am

Posted in Political

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 8. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

without comments

Ad-Soyad :

Sınıf :

Numara :

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 8. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

Sorular

A- Aşağıdaki boşlukları parantez içerisinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz.

( Darü’l-Erkam, adalet, ilim,karşılık beklemeden, istişare, )

1- Hak edene hakkını vermeğe …………. denir.

2- …………… Mekke döneminde Müslümanların bir araya gelerek toplandıkları yerdir.

3- Hz. Muhammed, yapacağı işler öncesinde o konuda yeterli bilgi sahibi olanlarla ……….’de bulunurdu.

4- “………. Tahsil etmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır.” İbn Mace,Mukaddime

5- Kur’an-ı Kerim; yardımı,……………..,gösteriş yapmadan kimseyi incitmeden yapmayı ister.

B- Aşağıdaki boşlukları uygun sözcüklerle doldurunuz.

1- İnançla ilgili yorumların temel amacı,İslam dininin temeli olan …… inancı hakkında doğru ve sağlam bilgiler sunmaktır.

2- ………….. Ahmed bin Hanbel’in fikirleri doğrultusunda ortaya çıkmış olan bir fıkhi yorum biçimidir.

3- Bir sözün, Hz. Muhammed’e ait olup olmadığını kendine özgü metotlarla inceleyen bilim dalına……….denir.

4- Mevlevilik, İslam’ın Anadolu’da yayılmasını sağlayan ……… yorumlardan yalnızca biridir.

5- İslam’ın inançla ilgili yönünü esas alarak ortaya çıkan yorumlara …………..yorumlar denir.

C- Aşağıda verilen cümlelerin doğru olanlarını ( D ) , yanlış olanlarını ( Y ) olarak işaretleyiniz.

1- ( ) Laiklik din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.

2- ( ) Din ile din anlayışı birbirinden farklı değildir.

3- ( ) Farklı yorum biçimleri dine zarar vermektedir.

4- ( ) Tasavvufi yorumlar, kalp temizliği ve güzel ahlak üzerinde durur.

5- ( ) Taassup bir düşünceye körü körüne bağlı olmak demektir.

6- ( ) Dini anlama faaliyetlerinin sonucunda tefsir,hadis,fıkıh,kelam gibi bilim dalları ortaya çıkmıştır.

7- ( ) Maturidilik ve Eş’arilik fıkhi yorumlar sonucu ortaya çıkan mezheplerdendir.

8- ( ) Allah tarafından vahiy yoluyla insanları iyiye ve doğruya yönlendirmek amacıyla gönderilen kurallar bütününe din denir.

9- ( ) Hz. Muhammed alemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

10- ( ) İslam, sadece dini bilimleri öğrenmeyi emreder.

Not ; A, B ve C grubu sorularının her biri beşer (5) puan değerinde olup, değerlendirme yüz ( 100 ) puan üzerinden yapılmaktadır.

Başarılar

Written by hadrianapolis

April 12, 2009 at 4:49 pm

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 6. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

without comments

Ad-Soyad :

Sınıf :

Numara :

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 6. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

Sorular

A- Aşağıdaki boşlukları parantez içerisinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz.

( Takva, tövbe, Rab,Meal, Kur’an-ı Kerim )

1- Yüce Allah günahlardan dolayı …………..edilmesini tavsiye eder.

2- Allah’ın (c.c) emir ve yasaklarına içtenlikle bağlı olmaya …………. denir.

3- Kur’an ayetlerinin yaklaşık anlamıyla başka bir dile çevrilmesine ……….. denir.

4- …………… İslam dininin temel kaynağı olup Hz. Muhammed’e gönderilen en son kitaptır.

5- ………Eğiten,koruyan anlamına gelen yüce Allah’ın isimlerinden biridir.

B- Aşağıdaki boşlukları uygun sözcüklerle doldurunuz.

1- Hz. Muhammed, Mekke’den Medine’ye hicret ederken yanında yol arkadaşı olarak ……………. vardı.

2- 621-622 yılllarında Medine’lilerin Hz Muhammed’i ve kendisine inananları Medine’ye davet ettikleri görüşmelere …………………. denir.

3- ………………….., Mekkeli müşriklerin Müslümanları resmen tanıdıkları ilk anlaşmadır.

4- Hz. Muhammed’in kabri ……………… şehrindedir.

5- Hz. Muhammed’e ilk vahiy …………… suresinin ilk beş ayeti olarak gönderilmiştir.

C- Aşağıda verilen cümlelerin doğru olanlarını ( D ) , yanlış olanlarını ( Y ) olarak işaretleyiniz.

1- ( ) Mekkeli müşriklerle Bedir, Uhud ve Hendek savaşları yapılmıştır.

2- ( ) Hz. Hamza ilk Müslümanlardan biri değildir.

3- ( ) Hz. Muhammed 622 yılında Mekke’de vefat etmiştir.

4- ( ) Hicret ile birlikte Mekke dönemi bitmiş Medine dönemi başlamıştır.

5- ( ) İnsan-evren ilişkisinde sorumlu olan insandır.

6- ( ) Kur’an’ın merkezinde insan vardır.

7- ( ) Üstünlük sadece soydadır.

8- ( ) Haya, utanma duygusuna denir.

D- Nasr suresini yazınız

Not ; A, B ve C grubu sorularının her biri beşer (5) puan, D grubu sorusu ise on ( 10 ) puan değerinde olup,değerlendirme yüz ( 100 ) puan üzerinden yapılmaktadır.

Başarılar

Written by hadrianapolis

April 12, 2009 at 4:39 pm

Mana İkliminde Seyr’ü Sülukun,Adam da Gaflet mi Bırakır A Gönül !

without comments

Nazarın senden başkasına yönelmesinde bir taacüp, bir firkat ve bir sızıntı yürekte. Yoldan alıkonuluş, seyri sülukta bir lahza oyalanış ve hicap. Dillerin terennümünde tekdüze nakaratlar. Özlenen huzur ve sükûna büsbütün yabancı lügatte, tatminden uzak okumalar. Kıylü kaalin jürnalinde zorlama teskinler..Tekrarlar ve tekrarlar,kararsızlıkta karar kılmak ve aczi itirafta hikmet aramak, riyanın ser hoşluğunda dile dökülen öylesi konuşmalarda bir iğreti coşku! Taşkınlık… Zaman, ahu vahlar ile serzenişe imkân verecek sınırsız bir sermaye değil a gönül! Ahfadan kevsere uzanan gönül ırmağına dal yine dirice. İrfanın yücelttiği esrar perdesini arala usulca. Oturduğun köşede masivadan büsbütün arınarak rikkatine dön geri. Ayıp ve kusur sımsıcak bir yüreğin soğumasında, şefkatle bakan gözlerin ışıltı ve fer’ini yitirmesinde. Tedirgin olma, hayat o cilve ve edasıyla tekrar ve tekrarlar içinde koşuşturup duracak yine. Hayy olanın huzurunda huşuda durmak varken bir görüntünün peşinde oradan oraya koşuşturmak niye! Ayıp ve kusurun zilletinden yakasını kurtarmış bir gönlün müşahedesi bambaşka yakînlara muştular vermekte. Dostun dostluğuna istekli dillerin kıraatı, kupkuru gönüllere hayat iksiri olmakta. İhlas ve yakînin teslim aldığı idrakın sükutunda, bilgeliği cehle mahkum bırakan bir bambaşkalık. Mesafelerin kısalması, zamanın genişlemesi, o ilahi aşkın sekrinde gönül kuşunun zaman ve mekân sınırlarının ötesine sarkması. Pişmanlık ama nasıl! An be Ânın şu neşveden mahrumiyet içinde israfına. Korku, akıbette bir yabancı yolcu gibi dost illerinden firkatte kalışa. Gül bahçesinin ravzasından ırak etme bizleri ey Yüceler yücesi kaadiri mutlak! İlahi lafzın ile semayı müşerref kıldığın o mübarek gecenin yüzü suyu hürmetine dualarımızın kabulcüsü ol.

Aydın AKDENİZ

Written by hadrianapolis

April 11, 2009 at 4:16 pm

Posted in Poem

Tagged with

Ortadoğu’nun Etnik Manifestosu Yazılırken Amerika Nerede İdi?

without comments

<!– /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:”"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} –>


/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:”Normal Tablo”;
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-parent:”";
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin:0cm;
mso-para-margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:10.0pt;
font-family:”Times New Roman”;
mso-ansi-language:#0400;
mso-fareast-language:#0400;
mso-bidi-language:#0400;}

Obama’da geldi sonunda. Gelişi bu coğrafyalarda büyük bir merak içinde beklenen bir lider oldu kendisi. Öyle ya halefi olan Bush, bölge insanına barış ve demokrasi getireceği vaadiyle iktidar olduğu yıllar içinde etmediğini bırakmamış, kendisiyle birlikte geride unutulması kolay olmayan kötü izlenimler bırakmıştı. Adı, ilerleyen dönemlerde yakın tarihin hangi diktatör isimleriyle birlikte anılacağını şimdiden kestirmek zor ama şu, bir devlet adamının yüzüne ayakkabı fırlatma cüretini geniş halk kitlelerine miras olarak bırakması demokrasiden anladıkları şeye verilen unutulmaz bir karşılık oldu doğrusu. İkiyüzlü, riyakâr, kibar salon söylemlerine kaba, biçimsiz, aşağılayıcı fakat bir o kadar temiz duygularla karşılık vermek modern zamanların kabullenebildiği felsefi derinliği bulunan ilkel tepkilere dönüştü. Benzeri, bölge insanı için ancak bin bir gece masallarında görülebilecek bir karşılama töreni acaba Obama için neden yapılır? Fırlatılan ayakkabı görünürde hedefi her ne kadar ıskalamış olsa da, perde arkasında sakın tam da on ikiden vurmuş olmasın? Belki vurmuştur vurmasına da hemen öyle akıllara geliverdiği şekliyle bir korunma içgüdüsü içerisinde hareket ediyor mu bakalım bu siyasiler? Ya, henüz bizlerin sadece adını bildiğimiz bir kavram olarak mazoşizmin iflah olmaz müptelası olmuşsa bu adamlar o zaman ne yaparız biz! Bölge insanının bu senaryolara alışık olması gerekiyor aslında. Makedonyalı İskender ile başlayan, Aslan yürekli Richard ile devam eden, Napolyon ile tekrarlanan bu tanışıklığın bin bir şekline iyice aşina olmamız gerekiyor. Bölge şartları asırlardır düpe düz biliniyor iken hangi gerekçelerle yapılmıştı bu seferler? Ekonomik dar boğazlar, iç siyasetteki yorgunluk, hayalperestlik ve şöhret düşkünlüğü, ihraç edilmeye çalışılan kültürü benimsetmede gözlerden saklanılması gereken zaaflardan değil miydi? Elbette parlak, ışıltılı göz alıcı söylemler geliştirmek kitleleri ikna için düşünülecek yöntemlerden iken yerel aktörlere ulufe dağıtılması sırtının sıvazlanması, özlemi duyulan fakat bir türlü sahibi olunmayan unvanların bahşedilmesi ve ne gariptir ki bunun daima bir alıcısının bulunması bölgenin niçin makûs bir talihi olur? Anlamak zor. Obama, bölgede öncekilerden daha akıllıca bir siyaset geliştirmek zorunda. Modern bir Çiçero olmayı deneyebilir mesela. Fakat bölge şartları Bush’u Saddam gibi bir diktatöre devşirirken Obama’yı ne yapar bunu da zaman gösterecek sanırım.

Aydın AKDENİZobama-bagdat

Written by hadrianapolis

April 10, 2009 at 7:21 pm

Posted in Political

Tagged with

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 5. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

without comments

Ad-Soyad :

Sınıf :

Numara :

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 5. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

Sorular

A- Aşağıdaki boşlukları parantez içerisinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz.

( oruç, ramazan-kurban, kadir, mahya, miraç )

1- Dini bayramlarımız………………..Bayramı ve ……………….Bayramıdır.

2- Ramazan ayında bir ay boyunca ………………….tutulur.

3- Minareler arasına yazılan ışıklı yazılara ……………..denir.

4- Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim…………………Gecesinde indirilmeye başlandı.

5- Müslümanlara beş vakit namazın farz kılındığı gece ………….Kandili olarak kutlanır.

B- Aşağıdaki boşlukları parantez içerisinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz.

( Hz. Yusuf, Hz. Eyyüp, Hz. Âdem, Hz. İbrahim, Kıssa )

1- Kur’an’da sabır örneği olarak tanıtılan peygamber …………………dir.

2- …………çocukluğunda kardeşleri tarafından kuyuya atılan peygamberdir.

3- İlk peygamber …………….’dir.

4- Kur’an’da geçmişte yaşamış topluluk ve peygamberler hakkında anlatılan ibret verici hikayelere ……………… denir.

5- ……………………..Nemrut tarafından ateşe atılmıştır.

C- Aşağıda verilen cümlelerin doğru olanlarını ( D ) , yanlış olanlarını ( Y ) olarak işaretleyiniz.

1- ( ) Son peygamber Hz. Muhammed’dir.

2- ( ) Hz. Lokman Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir.

3- ( ) 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı , 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı nedeniyle kutlanır.

4- ( ) Cuma Namazı evde tek başımıza kılabileceğimiz namazlardan biridir.

D- Fil Suresini yazınız.

Not; A ve B gurubu sorularının her biri beş ( 5) , C grubu sorular on’ar ( 10 ) puan ve D grubu soru ise on ( 10 ) puan değerinde olup değerlendirme yüz ( 100 ) puan üzerinden yapılmaktadır.

Başarılar

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 4. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

without comments

Ad-Soyad :

Sınıf :

Numara :

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 4. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

Sorular

A- Aşağıdaki boşlukları parantez içerisinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz.

( sevgi,saygı, hoşgörülü, nimet, rahman-rahim )

1- ………insanların yaşama daha iyimser bakmalarını ve mutlu olmalarını sağlar.

2- Allah’ın insanlara verdiği her şeye ……….. denir.

3- Yüce Allah’ın seven,koruyan,esirgeyen ve bağışlayan anlamına gelen isimleri ……… ve ………….dir.

4- İslam dini arkadaşlarımıza ve tüm insanlara karşı ……………..ve…………olmamızı ister.

B- Aşağıdaki boşlukları parantez içerisinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz.

( 114, ayet, Hz. Adem, Kur’an-ı Kerim )

1- Kur’an-ı Kerim’in her bir cümlesine …… denir.

2- Kur’an-ı Kerim’de toplam …….. sure bulunmaktadır.

3- İlk peygamber ………………’dir.

4- İlahi kitapların sonuncusu …………………….’dir.

C- Aşağıda verilen cümlelerin doğru olanlarını ( D ) , yanlış olanlarını ( Y ) olarak işaretleyiniz.

1- ( ) Hastaları ziyaret etmek onlara verdiğimiz değeri gösterir.

2- ( ) Dostluk ve kardeşliğin temeli sevgidir.

3- ( ) Hz. Muhammed 632 yılında doğmuştur.

4- ( ) Peygamberimiz, amcası Ebu Talib’i ve O’nun ailesini çok severdi.

5- ( ) Hz. Muhammed’e ilahi kitaplardan Kur’an-ı Kerim gönderilmiştir.

D- Kevser suresini yazınız.

Not ; A ve B grubu sorularının her biri beşer (5) puan, C grubu sorularının her biri on’ar ( 10 ) puan D grubu sorusu ise on ( 10 ) puan değerinde olup,değerlendirme yüz ( 100 ) puan üzerinden yapılmaktadır.

Başarılar

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 7. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

without comments

Ad-Soyad :

Sınıf :

Numara :

2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yılı, 7. Sınıflar 2.Dönem 1. Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Sorularıdır.

Sorular

A-Aşağıdaki boşlukları uygun sözcüklerle doldurunuz. ( Her soru beş puan değerindedir.)

1- Bir inanışa,bir düşünceye körü körüne bağlanmaya …. Denir.

2- Kur’an’da bilgi kaynakları olarak ; …, ….. ve …. Gösterilmektedir.

3- Canlıları her tür tehlikeden merhamet ve şefkatle korumaya …. Denir.

4- Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar Allah’tan gelen dinlerin ortak adına…..Denir.

5- Hz. Muhammed’in Allah’tan aldığı ilahi buyrukları insanlara iletmesine …. Denir. B- Aşağıdaki boşlukları parantez içinde verilen uygun sözcüklerle doldurunuz. ( Her soru beş puan değerindedir.) ( Bilgi, ergenlik, Kur’an-ı Kerim, din, Hz. Muhammed ) 1- Kur’an,insana sorumluk ve mükellefiyeti ….çağından itibaren yüklemiştir. 2- İnsanı taassup ve bağnazlıktan kurtaran şey…..’dir.

3- Var olanı iyi yada kötü olarak değerlendiren kaynağa …. Denir.

4- Hz. Muhammed’in sahip olduğu ahlakın kaynağı … dir.

5- …. Allah’ın son peygamberidir.

C- Aşağıdaki test sorularını cevaplayınız. ( Her soru beş puan değerindedir.) 1-Aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden farklıdır?

a- “.. De ki; hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?..” ( Zümer Suresi 9. ayet) b- “ Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” ( Hz. Ali )

c- “ İlim öğrenmek kadın erkek her Müslümana farzdır.” ( Hz. Muhammed )

d- “ Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” ( Kamer Suresi 49.ayet )

2-Hz. Muhammed kaç yaşındayken Allah tarafından peygamber olarak seçildi?

a- 25 b- 40 c- 35 d- 53

3- Aşağıdakilerden hangisi Hz. Muhammed’in peygamberlik yönüyle ilgili değildir?

a- alışveriş yapar b- insanları uyarır c- Ku’an-ı açıklar d- tebliğde bulunur

4- Müslümanlarca “on bir ayın sultanı” olarak bilinen ay hangisidir?

a- Muharrem b- Recep c- Ramazan d- Şaban

D- Aşağıdaki sorular için parantez içlerine doğru olanlar için (D), yanlış olanlar için ( Y) yazınız. ( Her soru beş puan değerindedir.)

( ) 1- Peygamberler görevlerini yerine getirirken asla kişisel bir karşılık beklemezler.

( ) 2-Peygamberler peygamberlik görevini çalışarak elde etmişlerdir.

( ) 3- Peygamberler melekler arasından seçilseydi, daha çok insan Allah’a inanırdı.

( ) 4. Hz Muhammed’e (S) inanmayanlar bile O’nun doğruluğunu kabul etmişlerdir.

E- Nasr Suresini yazınız. ( On puan değerindedir.)

Written by hadrianapolis

April 7, 2009 at 6:15 pm

Serinus Pusillus mu, Yoksa Rasmussen’mi Alırdınız?

without comments

<! /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:”"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} >

/* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:”Normal Tablo”; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-parent:”"; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:”Times New Roman”; mso-ansi-language:#0400; mso-fareast-language:#0400; mso-bidi-language:#0400;}

Elinde üstün nitelikli çekim ve görüntüleme fonksiyonları bulunan bir fotoğraf makinesi ile iki bin rakımlı dağ zirvelerinde yabanıl yaşamın en nadide türlerine ait, nesli yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış doğa kuşlarını inceleme, fotoğraflama ve çeşitliliğini araştırma telaşına kapılan aramızdan kaç kişi çıkar doğrusu bilemem? Fakat hanidir kapattığım ekranların o bildik hamasi siyasi söylem ve eylemleriyle dolu haber akışından bunalıp biraz olsun rahatlamak, zindeliğe duyulan ihtiyaçla sanal âlemin engin derinliği içerisinde tek kaygısı depreşen politik dürtülerini teskin etmek olmayan insanların gündelik uğraşlarına tanık olmak isteğiyle oradan oraya sörf yapmaya başladım. Şu insanoğlunun ne garip merak ve uğraşıları var böyle! Antika tutkusundan tutunda el sanatları, bahçecilik ve astronomiye varıncaya kadar türlü, türlü ilgi alanı ve bunlarla kazanılan bilgi ve deneyimler ile insan ve onun öğrenme hırsı. Yaş, sınır, cinsiyet tanımayan özlemler! Her biri kendi derinliği içinde saygı ve takdiri hak eden uğraşlar bunlar. Fakat aralarında yukarıda kısmen belirttiğim kuş bilimcilerinin hayata bakış tarzları her nedense benim için ayrı bir değere sahip oldu. Ornitoloji deniyormuş kuş bilimine. En iyi görüntüyü alabilmek için doğayı çok yakından tanımaları gerekiyor. Fotoğrafçılık, kameramanlık arazi şartlarında yön bulma, harita okuma, iklimsel ve coğrafi özellikler ve elbette yabanıl hayatın şu sevimli yaratıklarının biyoloji ve beslenme rejimleri ve göç yollarını bilmek olmazsa olmaz şartlardan biri. Oldukça zengin ve oldukça verimli, öğretici bir ilgi alanı. Ornitologlarımızın her tür beklentiden uzak bir özveri gerektiren yüksek amaçlarına saygı duymamak elde değil. İçinde yaşadığımız ortama kendimizi sorumlu hissedebilmek, doğal işleyişe verdiğimiz zararı bir nebze olsun gidermeye çalışmak, bunu tek düzeliğe dönüşen gündelik koşuşturmalarımızın bunaltıcı atmosferinden kaçarak kendi hayatımıza renk katacak anlamlı bir hobiye dönüştürmek, doğrusu oldukça zarif bir anlayışın edinebileceği zevklerden biri olsa gerek. Rasmussen’de önemli ama hayat her şeyden kopup sadece siyasi anlayış ve açılımların peşinde tüketilemeyecek kadar da kısa doğrusu.

Author: Aydın AKDENİZ

http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=772664
image_resizephp

Written by hadrianapolis

April 4, 2009 at 5:39 pm

Posted in Animal, Art

Tagged with ,